Ruh Eşlerine İnanıyor musunuz?

Ruh eşi fikri harika, ama gerçekte o kadar da harika olmayabilir.

Ruh eşlerine inanan insanlar, bir ilişki hakkındaki ilk izlenimlerine çok fazla ağırlık verirler.

Ruh eşlerine inananlar son derece tatmin edici ilişkilere sahip olabilirler, ancak sorunlar ortaya çıktığında ilişkiden kopma eğilimindedirler.

İnsanlar aynı zamanda ilişkilerdeki sorunların üstesinden gelinip gelinemeyeceğine dair inançlara da sahiptir.

İnançlarınız ne olursa olsun, inançların ilişkileri şekillendirebileceğini kabul etmek önemlidir.

Sence insanlar birlikte olmak için yaratılmış mıdır? Ruh eşleri bu gezegendeki milyarlarca insan arasından birbirlerini bulabilirler mi? Eğer öyleyse, araştırmacıların kaderci inançları dediği şeye inancınız yüksek olabilirsiniz. Bunlar, insanların uyumlu olup olmayacağına dair inançlardır. Ve bir ilişkinin yürüyüp yürümeyeceği baştan belirlenir.

Kaderci İnançlar

Ruh eşlerine inanıyorsanız, kesinlikle yalnız değilsiniz. Kaderci inançlar her yerdedir ve en iyi aşk hikayelerinden bazılarının temelini oluşturur. Büyürken hakkında okuyarak ya da televizyonda izlediğimiz muhteşem aşıkları bir düşünün. Eminim şu anda konusu ruh eşliği olan beş film sayabilirsiniz.

Ruh eşlerine inanmak ilham vericidir ve ruh eşiniz olduğuna inandığınız kişiyi bulmak, kendinizi bir Hollywood romantizminin yıldızı gibi hissetmenize neden olabilir. Ancak bu inançların, ilişkilerin zaman içinde nasıl geliştiğine ilişkin çıkarımları da vardır. Ruh eşlerine inanan insanlar, başlangıçta ilişkilerinde daha mutlu olma eğilimindedirler – karşılarındaki kişinin “o kişi” olma potansiyeli olduğunu düşünmeseler, bir ilişkiye girme zahmetine girmezler. Çok tatmin edici ilişkilere girenler, ilişkide daha uzun süre kalma eğilimindedir. Ancak ilişki en başından o kadar tatmin edici olmadığında, onu çabucak bitirirler (ve ghosting / “hayalet” olmaya daha uygundurlar). Kadere inanan insanlar yavaş yavaş ilerlemeyi değil de, havai fişekleri ararlar.

Ancak sorunlar ortaya çıktığında işler sarpa sarabilir – her ilişki emek gerektirir, ancak kadere gerçekten inanan insanların, ilişkideki herhangi bir sorunu “birbirleri için yaratılmamış” olmanın bir işareti olarak görerek, ilişkiye emek verme olasılıkları daha düşük olabilir. ” Muhtemelen sorun eşinizin sizin kadar doğa aşığı olmadığını keşfetmeniz ya da tatillerde kimin ailesini ziyaret edeceğiniz konusunda ilk kavganızı yapmış olmanızdır. Belki de balayı aşaması yıpranmıştır ve ilişki eskisi kadar eğlenceli değildir. Kaderci inancına sahip insanların sorunu çözmeye çalışmak yerine sorunu görmezden gelme veya inkar etme ve ilişkiden kopma olasılığı daha yüksektir.

Büyüme İnançları

Kaderci inanç, insanların ilişkiler hakkında sahip oldukları tek inanç değildir. Araştırmacılar ayrıca gelişim/büyüme inançlarını da tartışıyorlar. Kaderci inançları, ilişkinin ilk izlenimleri hakkındaki inançları ifade ederken (birlikte olmak için yaratılıp yartılmadıklarını erken bilmek), gelişim inançları, insanların ilişkilerdeki sorunların anlamı hakkındaki inançlarını ifade eder. Gelişim inançlarına sahip insanlar, sorunları üstesinden gelinebilecek bir şey olarak görürler. İdeal ilişkilerin aşağısındaki ilişkilerin gelişebileceğini ve eğer insanlar bu ilişkilere emek verirlerse güçlenebileceğine inanırlar. Daha güçlü gelişim inançlarına sahip olan insanların, erken dönemlerde ilişki pek tatmin edici olmadığı durumlarda, arkadaşlıkları ilişkilere dönüştürme ve sorunlar ortaya çıktığında çözmeye çalışmada istikrarlı olma olasılıkları daha yüksektir. Gelişim inançları, insanların ilişki sorunlarıyla karşı karşıya kaldıklarında birbirlerine bağlı kalmalarına yardımcı olur.

Kaderci ve gelişim inançları birbirinden bağımsızdır, bu da birini, ikisini birden tutabileceğiniz veya hiçbirini tutamayacağınız anlamına gelir. Ruh eşlerine inanan ve sorunları üstesinden gelebilecekleri bir şey olarak görmeyen insanların, bir “değerlendirme” bakış açısına sahip oldukları söylenir. Ruh eşlerine inanmayanlar ve sorunları üzerinde çalışılabilecek bir şey olarak görenler, bir “işleme” perspektifine sahiptir. İnsanlar hem kadere inanıp hem de sorunları çözülebilir olarak da görebilirler ve bu kişiler “iyimser” olarak görülürler. Kadere inanmamak veya problemlerle başa çıkama becerisinin olmaması “umutsuz” bir bakış açısı olarak görülüyor. Bu son iki bakış açısı, araştırmacıların bu zamana kadar çok ilgisini çekmedi.

Bu inançları inceleyen araştırmacılar, bunların doğası gereği iyi ya da kötü olmadığını hemen belirtiyorlar. Güçlü kader inançlarına sahip olmak, insanları çok fazla potansiyele sahip bir ilişkide sorunları çözmeye çalışmaktan alıkoyduğunda sorunlu olabilir, ancak aynı zamanda ilişki yürüdüğünde bir ilişkiyi özel ve benzersiz hissettirebilir. Güçlü gelişim/büyüme inançlarına sahip olmak, problem çözmeyi teşvik edebilir ve çatışma karşısında bağlılığı teşvik edebilir, ancak aynı zamanda, üzerinde çalışmaya devam ederseniz ilişkinin başarılı olacağına dair ısrarlı inançlar nedeniyle insanları toksik ilişkilerde kalmaya teşvik edebilir.

İnançlarımızın, bu inançlar ne olursa olsun, ilişkilere nasıl yaklaştığımızı, ilişkileri sürdürdüğümüzü ve sonlandırdığımızı şekillendirdiğini kabul etmek önemlidir.

*Amie M. Gordon tarafından kaleme alınan Do You Believe in Soul Mates? adlı, 29 Mart 2021 tarihli yazı türkçeye çevrilmiştir.

https://www.psychologytoday.com/intl/blog/between-you-and-me/202103/do-you-believe-in-soul-mates

Hakkında

Huriye Çevik 1989 yılında İstanbul’da doğdu. Fevziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Lisesi’nden 2007 yılında mezun oldu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümünü %100 burslu olarak kazandı. Psikoloji bölümü ile çift ana dal yaptı. İşletme bölümünü birinci olarak... devamını oku

İletişim Bilgilerimiz
  • Adres:Şenlikköy Mahallesi Derya Sokak No:20 Daire 7 Florya / Bakırköy
  • Tel:0212 573 87 19
  • Gsm:0534 820 35 95
  • bilgi@huriyecevik.com.tr
Sosyal Medya
Call Now Button