Gel buraya ve git buradan: Korkulu/kaçıngan bağlanmanın dinamikleri

florya psikolog

İnsanlar yakın ilişkileri hem çaresizce isteyebilir hem de bundan kaçınabilirler.

İçsel olarak yalnızlık hissettiğinizi ve aşk ve şefkatin hasretini çektiğinizi düşünün. Sonra muhteşem biri ile tanışıyorsunuz. Neşe ve heyecan dolusunuz. Şimdi kendinizi olmanız gerektiği gibi tam ve iyi hissedebilirsiniz.

Ama aylar sonra, romantik partneriniz kolunu size doladığında ve sizi sevdiğini söylediğinde, bir endişe seli ve yaklaşan kıyamet duygusunu deneyimleyebilirsiniz. Mutlu davranmaya çalışabilirsiniz, çünkü “normal” bir insanın nasıl hissetmesi gerektiğini bilirsiniz. Endişenizi saklamakta zorlanabilirsiniz. Açıklayarak düzeltmeye çalışabilirsiniz, ama bu çaba ile sadece dengesiz ve yardıma ihtiyacınız var gibi duyulursunuz. Haftalar ilerledikçe, giderek sağınız solunuz belli olmaz gibi hissedersiniz, partnerinizin şüpheleri olduğuna dair belirtileri yakalarsınız ve  içgüdülerinizde o korkunç his uyanmıştır…  yani tüm  hayatınızı kaçınmaya çalışarak geçirdiğiniz his. İlişki patlamaya başladığında, “az önce ne oldu?” diye bağırmak istersiniz.

Aslında olan şu kişiliğinizin sizi korumak ve güvende tutmak isteyen kısmına, kendi savunma duvarınıza doğrudan koştunuz. Tabi ki bu savunma mantıklı bir işlem değildir, beyninizin duygusal merkezlerinde derinlerde barınmaktadır ve çevreden sinyallerle otomatik olarak tetiklenmektedir. Mantıklı düşünme işlemlerinizi veya yetişkin olarak ihtiyacınız olan sevgi ve şefkati önemsemez. Yaralanmanızdansa üzgün ve yalnız olmanızı yeğler.

Bağlanma teorisi bize bu işlemle ilgili daha derin öngörü sağlamaktadır. Çocuklukta, genç insan ebeveynden çok uzak kaldığı zaman bağlanma sistemi kaygıyı arttırır; yakınlığı tekrar kurmaya yöneltmek yerine rahatsızlık ile sonuçlanır. Neler olacağını hayal edin, halbuki rahatlık aradığınız ebeveyniniz korkuyor ya da korkutucu. Eğer ebeveyn yaklaşan çocuğa bağırırsa, veya hatta daha kötüsü fiziksel olarak istismar ederse, bu “bağlanma figürü” çocuğun ilk başta kaçtığı her neyse onun kadar ürkütücü olur. 

Dehşete düşmüş bir ebeveyn ( kendisi de istismar kurbanı olabilir) sıkıntılı olan çocuğu yeterli şekilde yatıştırılmaz. Her iki durumda da, bağlanma sistemi olması gereken işlevine hizmet etmez. Çocuk çevreden gelen kaygıdan kaçamaz ve ebeveyn tarafından yatıştırılmaz. İşleri berbat eden ise, ebeveynin davranışı çocuğun kaygısını daha çok arttırabilir ve çocuk tekrar ürkütücü ebeveyne  yaklaşmaya yönelir.

Bu şekilde ortamlarda büyüyen çocuklar tehdit ipuçlarına aşırı tetikte kalırlar ( kaygılı/saplantılı bağlanması olanlar gibi)  ve eş zamanlı olarak kişiler arası yakınlık ve mahremiyetten kaçınırlar ( kaçıngan bağlanması olanlar gibi(. Laboratuvar koşulları altında gözlemlendiğinde ( Mary Ainsworth’un “Yabancı Durum” paradigmasında) , bu çocukların ebeveyne sadece donma ve geriçekilme veya amaçsızca dolaşma için yaklaştıkları görülür. Benzer doğrultuda, yetişkinler olarak onlar eş zamanlı olarak hem yakınlık ve mahremiyeti arzular ve potansiyel bağlanma figürlerine (yakın arkadaşlar veya romantik partnerler) yaklaşırlar, ama sonra partnere çok yaklaşınca çok aşırı rahatsız hissederler ve geri çekilirler; dolayısıyla ötekilere verilen mesaj “ gel buraya ve git buradan”dır. Tabi ki tüm korkulu bağlanma stiline sahip insanlar süreci harekete geçirdiklerin tamamen bilincinde değildirler ve  profesyonel ilişkiler, arkadaş ilişkileri ve romantik ilişkilerde aşırı derecede anlaşılmamış ve sömürülmüş hissedebilirler. Bu kişiler aslında kendilerinin mesafelendirme ve reddetmeyi yaptığını algılayamazlar.

Eğer kendinizi bu tanımlamalar ve örüntülerde görüyorsanız, cesur olun. Savunma süreçleri çocuklukta durumsal stresörlere verilen normal tepkidir. Durumsal stresörler fiziksel istismar ya da saldırı ( büyük “T” travma için) veya kızgın düşmanlık ya da korkutucu/ürkütücü evbeveyn davranışları ( küçük “t” travma için). Ürkütücü ebeveyn davranışı ebeveynin aşırı tehditkar olduğu anlamına da gelmeyebilir. Çok depresif ya da ruhsal hastalığı olan ebeveynin duygusal ifadesizliği korkutucudur, çünkü çocuk bilir ki ebeveyn koruma ve rahatlık sağlayamayacaktır. 

Dr. Ed Tronic’in küçük çocuklarla “Hareketsiz Yüz Deneyi” ni kullanarak yaptığı çalışma ebeveyn tepkisizliği ve duruma uygun davranmayışının etkilerinin mükemmel bir örneğini sunar. Ebeveynler çocuklarının duygusal deneyimlerini doğru yansıtmadığı ve onaylamadığında, çocuklar duygusal olarak düzensiz hale gelirler. Bu örüntü uzun bir zaman sürdürülürse, gelişen kişinin nörolojisi ve doğru idrak ve duyguları düzenleme veya sağlıklı ve karşılıklı çift tarafalı ilişkileri sürdürmesi üzerine ömür boyu etki bırakabilir.

Yetişkin duygularınızın neden çok düzensiz ve ilişkilerde neden çılgın gibi hissettiğinizi anladığınız zaman,  niyetiniz ile yaşama sürecini başlatabilirsiniz ve bu sürecin sizin ilişkilerinizi bozmasını reddedebilirsiniz.

Yapabileceğiniz birkaç şey:

  • Duygularınıızın devam eden ilişkileriniz hakkında size doğru geribildirim vermiyor olabileceğini fark edin. Rahatsızlık hissinizin şu andaki romantik partnerinizle ya da arkadaşınızla hiç alakası olmayabilir; o kişi sadece basitçe tetikleyendir. Bunu travma sonrası tepkisi olarak düşünün. 
  • Bir terapiste başvurmayı veya Alkoliklerin Çocukları veya İsimsiz Başkalarına Bağımlılar gibi kendine yardım programına katılın, gerçek duygularınızı ve algılarınızı güvenli bir alanda açabilirsiniz ( ne kadar alakasız görünsede) veya nötr bakış açısı elde edin ve duygusal ve davranışsal tepkilerinizi düzenlemek için yardım alın.
  • Güçlü duygularınızla harekete geçmeden önce uzun zaman bekleyin, belki günlerce. Tüm unsurları masaya koyduğunuza emin olun ve  harekete geçmeden önce nasıl karşılık vereceğinizle ilgili bilinçli tercihte bulunun.
  • Sağlıklı sınırlar belirleme pratiği yapın. Çocukluğunuzda muhtemelen model alabileceğiniz iyi belirlenmiş sınırlar yoktu, doğal olarak sizde olmayabilir. Sakin duygusal bir alanda hissettiğinizde kendinize ilişkilerinizde nelere ihtiyacınız olduğunu ve ilişki partnerlerinizden hangi davranışları kabul etmeye gönüllü olduğunuzu sorun. Savunmacı olmayan bir şekilde bu bilgileri doğrudan iletin. Tabi ki, hiç kimsenin sizin içsel olarak iyi hissetmenizi sağlama gücü olmadığını aklınızda tutun. Bu sizin işiniz. 
  • İçsel karışıklığınızı veya travma geçmişimizi dinleyicinin “güvenilir” olduğunu bilene kadar çok fazla ortaya dökmeyin. Çok fazla ve çok hızlı açıldığınız için hissettiğiniz incinebilirlik sizi yoğun endişe selinin içine bırakabilir ve bu da kaçıp ilişkinizi kesmek istemenize sebep olabilir. Travma mağduru insanlarla çalışırken, terapötik ilişkinin ilk başlarında çok sıkı korunan sırları açmaya çalışma girişimlerini sıklıkla yavaşlatmayı denerim. Bu kişilere neden iyi oluşları ile ilgili güvenilecek kişi olduğumu sorarım. Güvenilir olduğuma inanırım ama kendilerinin ne zaman ve nasıl gardlarını indirmelerini değerlendirmelerini isterim.
  • Kaçmayı değil, olduğunuz yerde durmayı ve sağlıklı sonları deneyimlemeyi pratik edin. Korkulu bağlanmış danışanlarıma sıklıkla söylediğim yakın terapötik ilişki kurduğumuzda bunu bileceğimizi çünkü seanslara gelmekle ilgili kaygılı hissetmeye ve gelmekten kaçınmak için sebepler düşünmeye başlayacaklarını söylerim. Bu arkadaşlıklara ve romantik girişimlere de uygulanabilir. Bu stile sahipseniz, kendinizde bu duygusal tepkiyi önceden tahmin etmelisiniz ve size kaçmanızı söylediği zaman reddetmelisiniz ( tabi ki potansiyel istismar veya sağlıksız sınırların belirtilerini görmezden gelmeyin). Biri size sizi ne kadar önemsediğini, sizde kendinizi benzer şekilde zorlayarak nazikçe o iyi niyet göstergesini kabul edin. Unutmayın, kendi iyiliklerini ifade etmelerine izin verdiğinizde başkalarına hediye verirsiniz. Son olarak, ilişki bitene kadar orada kalmaya çalışın. Hiçbir ilişki sonsuza kadar süremez. Alçalırlar ve gelgit gibi akarlar. Bir ilişkinin bitme zamanı geldiyse, ötekini dinle, gerçeği söyle ve sonra serbest bırak. Üzülme, yine de sevmek için kendin varsın.

Eğer hala okuyorsan ve tandığın kimde bu stil var merak ediyorsan, yakınlaşıp o kişi ile belli bir derecede mahrem ilişki kurana kadar bunu göremeyeceğinin farkında olmalısın. Ayrıca ciddi bir hastalık veya disiplin cezası tehditi veya iş kaybı gibi durumlara bağlı kişisel güvenliği tehdit edildiğinde kişinin düzensiz ve dezorganize hale geldiğini gözlemleyebilirsiniz.

Eğer çocukluktan gelen güvenli bağlanma stiliniz olsa bile, daha sonra bir ebeveynin ölümü gibi büyük bir kayıp yaşarsanız veya başka şekilde travmatize olursanız ( ör; şiddet içeren suç, dava veya uzun süre duygusal olarak istismar edici ilişkide olmak) bu stiliniz korkulu stile sahip olma yoluna doğru sizi saptırabilir. 

Bu stile sahip biri ile ilişki içindeyseniz sabırlı olun. Tüm acılarını alma gücünün sizde olmadığını fark edin. Onlar için orada olabilirsiniz, güven ve destek sağlayabilirsiniz… İçsel çalışmalarını keşfederken onlar sizde güvenli üs olabilirsiniz. İlişkide kalmak istiyorsanız, “test davranışlarına” katlanmanız gerekebileceğinin bilincinde olun. Eğer onları reddedenseniz ya da incitirseniz, korkulu bağlanan kişinin olumsuz ve zorlayıcı davranışları olduğunu görürsünüz. Sonuçta deneyimlerinin onlara beklemeyi öğrettiği şey budur. Ancak bu davranışları oldukları gibi alırsanız ve onları kişisel olarak algılayın – biliyorum; söylemesi yapmaktan daha kolay – kişi muhtemelen duygularını etkili bir şekilde düzenlemeye başlar ve ilişkideki yakınlıktan çok daha rahat hale gelir.

*Dr. Hal Shorey’in Come Here, Go Away: The Dynamics of Fearful Attachment adlı yazısı metne sadık kalınarak Psikolog Huriye Çevik tarafından türkçeye çevrilmiştir.

https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-freedom-change/201505/come-here-go-away-the-dynamics-fearful-attachment

Hakkında

Huriye Çevik 1989 yılında İstanbul’da doğdu. Fevziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Lisesi’nden 2007 yılında mezun oldu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümünü %100 burslu olarak kazandı. Psikoloji bölümü ile çift ana dal yaptı. İşletme bölümünü birinci olarak... devamını oku

İletişim Bilgilerimiz
  • Adres:Şenlikköy Mahallesi Derya Sokak No:20 Daire 7 Florya / Bakırköy
  • Tel:0212 573 87 19
  • Gsm:0534 820 35 95
  • bilgi@huriyecevik.com.tr
Sosyal Medya
Call Now Button