Panik Bozukluk

Panik Bozukluk

Panik, kaygının bir türüdür. Panik bozukluğu kendiliğinden ya da beklenmedik panik atakları ile devam eden bir kaygı bozukluğudur. Bedensel duyumlarla birlikte tipik bilişsel özellikler görülür ve kişi kaygı yaşantısına bağlı olarak şiddetlenen bedensel duyumlar üzerinde yoğunlaşır. Panik bozukluğun yaşam boyu görülme sıklığı %1-2 olarak bildirilmiştir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili araştırmasına göre genel toplumda panik bozukluğu kadınlarda %0.5, erkeklerde %0.2 dir. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir.

Panik atakları tipik olarak, yoğun bir korku, endişe ve kötü bir şeyler olacağı beklentisi ile ani olarak başlar ve kısa sürede en yüksek düzeyine ulaşır. Panik atağı sırasında soluk alma güçlüğü, boğulma hissi, baş dönmesi, baygınlık hissi, çarpıntı, kalp atım sayısında artma, titreme, bulantı, karında rahatsızlık hissi, uyuşma, karıncalanma hissi, sıcak basması, ürperme, göğüs ağrısı gibi bedensel belirtiler ortaya çıkar. Bedensel belirtilerin yanı sıra tabloya sıklıkla ölüm korkusu, delirme ya da kontrolü kaybetme korkusu gibi bilişsel belirtiler eklenir. Ayrıca, anksiyetenin yoğunluğuna bağlı olarak kişi, kendini ya da çevresini değişmiş ve gerçek dışı olarak algılayabilir. Panik atağı geçiren kişiler, bir felaket ile karşı karşıya olduğu duygusu içindedirler. Kalp atım sayısında artma, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi yakınmaları nedeniyle sıklıkla kalp krizi geçirdiklerini, ölebileceklerini düşünürler. Panik atağı genellikle on-onbeş dakika içinde yatışmakla birlikte, daha uzun da sürebilir. Hastalığın gidişi sırasında panik ataklarının sıklık ve şiddeti değişkenlik gösterir.

Panik ataklar, içinde bulunulan durumun belirlenebilen yönleri tarafından tetikleniyor gibi görünmemesi anlamında “beklenmedik” ya da “ipuçsuz” olur. Bazen en az bekledikleri anlarda örneğin, rahatlama ya da uyku sırasında yaşanırlar. Bazı panik bozukluğu olan kişilerde atakların “durumsal yatkınlığı” vardır; sadece araba kullanmak ya da kalabalık içinde olmak. Panik atak sona erdikten sonra kişinin en büyük korkusu tekrar panik atak gelmesidir. Panik bozukluğu olan insanlar çoğunlukla korkuya neden olan duyumlarla ilintili aktivitelerden ya da deneyimlerden kaçınırlar. Çoğunlukla kişiler panik atak sırasında öleceğinden, inme ineceğinden ya da delireceğinden korkar. Yanında güvendiği birileri varsa ölmek, kendini kaybetmek, özdenetim dışı bir şey yapmak, düşüp bayılmak korkusu yatışır.

Panik atağı olmayınca kişinin genel görünümünde belirgin bir sıkıntı yoktur. Panik atak geçirdiği sırada kişide yoğun endişe ve telaş görünür. Atak sırasında kişi rahatça konuşamaz, sesi titrer. Sanki çevresini tanımıyormuş gibi bir şaşkınlık ve karışıklık ortaya çıkabilir. Başlangıçta kişi neye uğradığını şaşırır. Ölüm korkusu ve deli olma korkusu sebebiyle kişi çevresinden yardım bekler. Hemen doktora gitmek ister. Panik atağı geçiren kişiler en çok kalp krizi geçirmekten korktukları için acil servise başvururlar. Doktor ile konuşmaya başladıktan sonra yatışmaya başlarlar. Kalp krizi haricinde solunum veya nöroloji sorunu olduğunu düşünüp doktora başvururlar.

Clark’a (1986) göre panik bozukluğun bilişsel modelinde panik hastasının bedensel duyumlardaki olağan bir değişikliği bilişsel yönden çarpıtarak felaketleştirici( katastforik) bir şekilde yorumlaması sonucu panik nöbetlerinin( atak) ortaya çıkar. Panik bozukluğu olan bir kişi kalp atımının hızlanmaya başladığını hissettiği zaman kalp krizi geçiriyorum diye düşünebilir. Kişiler çoğunlukla bu otomatik düşüncelerinin farkında değildir. Bu tür felaketleştirici düşünce kişide kaygı( endişe/telaş) ortaya çıkarabilir. Bu düşünceler daha fazla bedensel belirtilere yol açar onlarda felaketleştirici düşünceleri tetikler ve panik atakla sonuçlanan kısır döngü meydana gelir.

Tanı
Panik bozukluğu tanısı için DSM 5 şu ölçütleri sıralamıştır:
• Yineleyen beklenmedik panik atakları. Bir panik atağı, dakikalar içinde doruğa ulaşan ve o sırada aşağıdaki belirtilerden dördünün ( ya da daha çoğunun) ortaya çıktığı, birden yoğun bir korku ya da yoğun bir içsel sıkıntının bastırdığı bir durumdur:
Not: Böyle bir durum, kişinin dingin ya da kaygılı olduğu bir durumda birden bastırabilir.
1. Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması
2. Terleme
3. Titreme ya da sarsılma
4. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma duyumu
5. Soluğun tıkandığı duyumu
6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
7. Bulantı ya da karın ağrısı
8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma duyumu
9. Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması duyumu
10. Uyuşmalar ( duyumsuzluk ya da karıncalanma duyumları)
11. Gerçek dışılık ya da kendinden yabancılaşma
12. Denetimini yitirme ya da “çıldırma” korkusu
13. Ölüm korkusu

Not: Kültüre özgü belirtiler ( örn: kulak çınlaması, boyun ağrısı, baş ağrısı, denetim dışı çığlık atma ya da ağlama) görülebilir. Bu belirtiler, gereken dört belirtiden biri olarak sayılmamalıdır.

• Ataklardan en az birinden sonra, aşağıdakilerden biri ya da her ikisi de bir ay ( ya da daha uzun bir) süreyle olur:

1.Başka panik atakların olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla ( örn: denetimini yitirme, kalp krizi geçirme, “çıldırma” ) ilgili olarak sürekli bir kaygı duyma ve tasalanma.

2.Ataklarla ilgili olarak, uyum bozukluğuyla giden davranış değişiklikleri ( örn: spor yapmaktan ya da tanıdık, bildik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışlar) gösterme.

• Bu bozukluk, bir maddenin ( örn: kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç) ya da başka bir sağlık durumunun ( örn. Hipertiroidi, kalp- akciğer hastalıkları) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.

• Bu bozukluk, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

 

Tedavi
Panik bozukluk tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bilimsel araştırmalar ile etkinliği kanıtlanmış 2 çeşit tedavi yöntemi vardır; ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı tedavi.

 

İlaç Tedavisi
Panik bozukluğunun ilaçla tedavisinde antidepresanlar tercih edilmektedir.

 

Bilişsel-Davranışçı Tedavi
Panik bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı yöntemlerin başka psikoterapi türlerinden daha etkili olduğu kanıtlanmıştır. Panik bozukluğu hastalarında kullanılan bilişsel-davranışçı tedavi, gevşeme eğitimi, bilişsel yeniden yapılandırma ve alıştırma (exposure) gibi çeşitli tedavi tekniklerini içerir.

Bilişsel-davranışçı tedavinin kullanıldığı hastalarda nüksetme oranları azalmakta, uzun süreli tedavi sonuçları tek başına ilaç tedavisinin kullanıldığı hastalara göre daha iyi olmaktadır.

 

Kaynakça
• DSM- 5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı
• Tükel, R. Panik Hastasına Yaklaşım: Klinik Görünüm, Ayırıcı Tanı ve Tedavi İlkeleri. Klinik Gelişim 1-10.
• Öztürk, M. O. & Uluşahin, A. (2008) Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara: Tuna Matbaacılık.
• Savaşır, I., Soygüt, G. & Barışkıh, E. (2007) Bilişsel Davranışçı Terapiler. Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
• Butcher, J. N., Mineka, S. & Hooley, J. M. (2013). Anormal Psikoloji. İstanbul: Kaknüs Yayınları.
• Greenberger, D. & Padesky, C. A. (2013). Evimizdeki Terapist: Klinisyen El Kitabı. İstanbul: Altın Kitaplar.

Hakkında

Huriye Çevik 1989 yılında İstanbul’da doğdu. Fevziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Lisesi’nden 2007 yılında mezun oldu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümünü %100 burslu olarak kazandı. Psikoloji bölümü ile çift ana dal yaptı. İşletme bölümünü birinci olarak... devamını oku

İletişim Bilgilerimiz
  • Adres:Şenlikköy Mahallesi Derya Sokak No:20 Daire 7 Florya / Bakırköy
  • Tel:0212 573 87 19
  • Gsm:0534 820 35 95
  • bilgi@huriyecevik.com.tr
Sosyal Medya
Call Now Button